31 Mart 2015 Salı

Gizlenen Mucize?

Peygamber efendimiz s.a.v in bu mucizesi neden gizleniyor

çift kuyruklu yıldızın görülmesinin 3 yıl öncesinde yaşanacak kuraklık ve sonrasında yaşanacak sel olayları hz mehdi (as) ın zuhurunda çift kuyruklu yıldız çıkacak ve öyle parlak olacak ki, dolunay gibi parlayacak. bu yıldızın çıkışından sonra öyle çok yağmur yağacak ki, büyük hasar olacak. fakat halk bu yağmurları sevinçle karşılayacak. çünkü bundan önceki 3 yılda hiç yağmur yağmamış olacak. bu hadiste öylesine detaylı olacak tahakkür etmiştir ki. insanın bunları görüp iman etmemesi heyecana kapılmaması mümkün değildir  çok değil yakın geçmişimizde küresel ısınma diye adlandırdığımız bir zamana doğru gidildiği dünya basınında oldukça sık konuşuluyordu hatta gazetelerde istanbul barajlarının iki haftalık ömrünün kaldığı insanların yağmur duasına çıktığı haberlerini görmüştük sonrasında daha önceki anlatımlarda işlediğimiz lulin yıldızının çıktığı gerçekleşti lulin kuyruklu yıldızın 24 şubat 2009 tarihin de dünyaya en yakın noktadan geçmiştir. aynı hadiste bilindiği gibi diğer yıldızlardan ayrı olan iki adet kuyruğa sahiptır ve parlaklığı diğer yıldızlardan altı kat daha fazladır hadiste belirtildiği gibi yıldızın görülmesinden önceki 3 yıl boyunca yağışlar dünya genelinde oldukça azalmış ve bir çok bölgede ciddi kuraklık baş göstermiştir hükümetler arası iklim değişikliği panelinde iklim değişikliği 2007 raporuna göre 2007 ve sonrasındaki bir kaç senede yağış almayan bölgelerin dahada kuraklaşacağı buralarda açlık ve hastalıkların artacağı belirtilmiştir aynı hadiste belirtildiği gibi 2009 un mart ayında dim barajların kapakları aşırı dolduktan kırılmış binlerce insan evlerinden tahliye edilmek durumunda kalmıştır şu anda yaşanan sel felaketleride yağmur artışının neticesidir yaşananlar tamda hadiste belirtildiği şekilde bire bir yaşandı Allah peygamberimiz (s.a.v) vesile kılarak gerçekleşen 600 kadar alemetten birine daha şahit kıldı bu olayların haberleri hergün medyaya yansırken 1400 yıllık bir mucizeden hiç bahsedilmemesiylede tabiki ayrıca çok şaşıracağımız ve hayret edeceğimiz bir durumdur ahir zamanın mehdiyetın gerçkleşen alametleri neden gizleniyor ayni ümmetin evlatlarıysak aynı tek ilaha inaniyorsak onun emrettiği ve elçisinin bildirdiği gibi bizde tüm dünyaya duyurmalı ve bu güzelliklerle müjdelenmeliyiz inşallah...


Cinler Kimlere Musallat Olur?

Cinler kimlere musallat olur 

bu durum cinden cine değişir cinlerin Allahı ve peygamberini bilen kuranı bilen bir insanın hakimyeti söz konusu olamaz ama yinede onlardan korunmak için allaha sığımaktır felak ve nas suresini okumaktır genellikle cinler kötü insanlara mussalat olur zayıf haldeyken doğum önce sonrasında olur değil olabilir zafiyet hallerinde insanlar yıkanmalı hani cönüplükten sonra yıkanınız cönüp gezerse cinler o zaman musallat olur yani kişi cönüp gezerse daima cin ona mussallat olur onun için yıkanmalı bir insanın husul etmemesi mümkün değildir eşiyle bile yakınlaşsa hemen yıkanmalı ama yinede cinlerden korkmamalı bu bir gerçekki cinler insanlardan daha çok korkuyor insanların yaptıklarını cinler yapamiyor 

Cinler İnsanlara Aşık Olabilirmi

Cinler insanlara aşık olabilir mi evet olabilir bu mümkün ama kurrani kerimde böyle net bir ayet yoktur ama bazı kitaplar bazı alimlerin kitaplarına göre kızın veya delikanlının kaşına gözüne aşık olduğu görülür bire bir doğrumu o tam net değildir yani her şey yalandır demekte yanlış olur evet cinlerin olduğu doğrudur arada bir görüldüğü olmuştur ama şundan korkmamak gerekir ne alemleri bizim alemlerden uzaktır ne de hayatları 

30 Mart 2015 Pazartesi

Astım Hastalığı Nedir? Nasıl Oluşur? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Astım Hastalığı Nedir? Nasıl Oluşur? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Astım hastalığı duyarlı alerjik bünyeli hassas kişiler de hava yollarının alerjik olan yada olmayan çeşitli uyaranla uyarılması sonucu mikrobik olmayan kronik imlumutuar hava yolu daralması hastalığıdır bu hastalar hekime nefes darlığı sabahları uyandıran öksürükler göğüste sıkışma ve hışıltılı solunum nöbetleriyle gelirler bu nöbette gelen hastalar bazen kendiliğinden sponttan iğleşen  bazen de tedavi ile düzelebilirler astım hastalığı toplum da %10  15 civarın da olmak ile birlikte gebelerde %4 ile 7 civarın da görülür astım hastalığı gebelerde en sık rastlanan solunumsal problemlerdendir gebelerde astımın seyri %48 oranında değişiklik göstermezken %29 oranında düzelme gösterebilir %22 oranında kötüleşmeyle kacrşılaşırız gebeliğin 24 cü hafta civarında astım atakları sık görülür gebeliğin sonuna doğru astımda düzelme eğilimi olur ancak astımın gebeliğin son dönemlerin de ağır ve kontrolsüz seyir göstermesi daha kötü sonuçlara götürü bu nedenle astım hastası olan gebeler astımlarını başından itibaren kontrol altına almak durumundadırlar astım tam şifa bulabilen bir hastalık değildir ancak kontrol edilebilen bir hastalıktır bunun için her astımlı gibi astımlı gebelerde eğitilmeli gebelik süresince nelerle karşılaşabileceklerine bilmeli ve korunmaları özellikle kendisi uyaran tetikleyen alerjik veya alerjik olmayan uyarıcılardan uzak kalmaları gerekir aynı zaman da astımlı hastalar düzenli beslenme yeterli istirahat ve uykularıyla bağışıklık sistemlerinide güçlendirmelidirler eğer bu hastalar astım kontrolü altına alınmazlarsa kriz durumlarında çocuklar da ogüzen yetersizliğine fetalhipokzi astım gibiler hekim tarafından satürasyonlarına bakma suretiyle öncelikle tespit edilir satürasyonlarına % 95 in atına indiyse o zaman kandaki parsiyel bazınçları % 70 in altına inmiş demektırböyle durumlarda hastalara yapılacak ilk iş oksen vermektir 3 ile 4 litre dakika hızıyla nazal kanulerle satürasyon %95 in üstüne çıkana kadar oksen tedavisine devam edilir Astım

Astım

Hastalığı Nasıl tedavi edilir?

Astım hastalığında tedavi iki temele ayrılır birincisi çevresel kontrol ikincisi ilaç tedavisi ilaç tedavisinde önce çevresel kontrol mutlaka yapılmalıdır çevresel kotrolden kasıt öncelikle genel tetikleyici ajanlar olan sigara teması parfüm deterjan ayrsollu sprey boya gibi keskin kokulardan kaçınılması hava kirliliğinin fazla olduğu rüzgarsız günlerde ve sisli havalarda dışarı çıkılmamasıdır astımlı bir hastanın bulunduğu evde balkonda dahil sigara içilmesine kessinlikle izin verilmemelidir odun ve kömür kullanılan evlerde iss ve kokular solunduğu için mümkünse ısınmak için başka başvurulmalıdır hastaya yapılan alerji testi sonucunda saplanan çevresel alerjenlerle teması olabildiğince azaltılmalıdır.

Bayanlarda Adet Düzensizliği?

Bayanlarda Adet Düzensizliği

Adet düzensizliği her zaman bir rahatsızlığın belirtisi değidlir. Bazı durumlarda adet düzensizliği olabilir kadınlarda adet düzeni birden çok şeye bağlıdır. İklim değişiklikleri beslenme değişiklikleri özellikle diyetler çok hızlı kilo verme çok hızlı alma bunların dışında stres adet düzensizliği yapabilir. bunlar elemini edildikten sonra diğer nedenleri de ikiye ayırıyoruz hormonal nedenler hormona neden dışı olan nedenler ki bunlar organik hastalıklardır. Kadınlarda görülen mıyonlar polipler adet düzensizliği yapabilir sıklıkla ara kanaması olabilir. Mıyonlarda ayrıca adet düzeni şu şekilde de bozulabilir hasta düzenli adetlerini görür ama adetlerini gördüğü süre içerisinde kanama miktarları artar örneğin 7güne kadar adet görmeyi normal görülür 7 ve üzeri anormal kabul edilir 7güne kadar hasta adet görebilir

Genç kızlarda düzensiz adet kanamaları?

Genç kızların ne zaman edet görebieceğinin cevabı aslında kızların büyüme erısinin en yükseğe çıktığı zaman adet olmaya başliyacaktır esasta püperte veya vücudun fizyolojik olarak yetişkin bir kadın olmasına giden bu süreçte öncelikle %80 olguda göğüsler büyüyecek biz buna telaş diyoruz daha sonra tüylenme olacak kasıklarda ve koltuk altlarında buna adrenaş denilir takiben de büyüme hızlanacak daha sonra da adet olunur %20 olguda ünce tüylenme başlar ve daha sonra da göğüsler de büyüme başlar ancak bu önemli değil türkiye de ortalama 12 ile 13 yaş civarında kızlar adet görmektedir adet görme yaşı aşırı coğrafyadan etkilenir ve aşırı yemekten etkilenir adetin bir miktar erkene çekildiği doğrudur önemli nokta annenin ne zaman ilk adeti gördüğü yani genetik yükü ve aynı zaman da genetik yük ve genetik özellikler genellikle daha çok citti bir rol oynamaktadır ilk adet gördüğünden ozellikle çocuk ve ergen jinekoloji ile ilgilenen birisinin karşısına anneler sıklıkla çok telaşlı ve ilk adetinden sonra kızların çok şiddetli adet gördüğü veya tam tersine neredeyse hiç adet görmediği neredeyse 4 veya 5 ay adet görmediğiyle korkarak gelirler şimdi şunu tam olarak iyi bilmek gerekir bir kadının adet görebilmesi için ünce üst bölgeler de popülamus denilen hormon sargılanır acaba başka bir problem var mı diye bakılması gerekir

 












29 Mart 2015 Pazar

Lazer Epilasyon Nedir,Lazer Epilasyon Zararlı mıdır?

Lazer Epilasyon Nedir?
Lazer epilasyon günümüzde en popüler epilasyon yöntemidir. Lazer epilasyonda önemli olan ışığın dalga boyudur. Burada ışın kıl köküne etki etmektedir. Kıl kökündeki koyu renk veren hücrelere etki etmektedir. Ve ışık enerjisi burada ısı enerjisine dönüşmektedir. Kıl kökü kalıcı olarak tahrip olmaktadır. Daha sonra burada tüy çıkışı olmamaktadır. Önemli olan lazer epilasyonda kılın yapısı ve kılın tipidir. Kıl ne kadar kalın ve koyu renkli,siyah ve sert ise ciltte ne kadar açıksa lazer epilasyonda okdar başarılı olacak demektir. Cilt tipi tayini klinik deneyimle ve gözlemle yapılmaktadır. Farklı lazer tipleri epilasyon için kullanılabilir. Ancak en etkili olan hasta için en iyi sonuç elde edilen Alexandra lazer tipidir. Her tip lazer hangi tip olursa olsun kıl yapısı biraz önce bahsettiğimiz gibi olmalıdır. Eğer hastanın kılları açık renk ise yani beyaz sarı veya kızılsa veya tüyleri çok ince ise sert ve kalın değilse hiç bir lazer tipinde başarılı elde edilemez.Hasta bu nedenle kesinlikle bilinçlendirilmelidir. Ve böylece kıl yapısı olan hastalar eğer tüylerinden kalıcı olarak  kurtulmak istiyorlarsa zaman ve para kaybına uğramadan iğneli epilasyona yönlendirilmelidir.

Lazer Epilasyonun Sakıncaları Var mıdır?
Lazer Epialsyon çok yüksek doz ışın kullanup cilt yanığı yapılmadığı sürece sakıncalı bir yöntem değildir. Kinik deneyimi olana ve ciddi sağlık kuruluşlarında böyle bir risk söz konusu olamaz. Lazer tıpta 60 yılı aşkın bir süredir uygulanmakta ve oldukça güvenli olarak uygulanmaktadır. Cilt kanseri veya spesefik bir alerji gibi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Lazer epialsyon sadece kıl folükülüne etkilidir. Cilt altı ve dokular hiç bir zarar görmemektedir. Hasta bu konularda hiç endişe duymamalı. Bunun dışında tüylerin tamamen kaybı ve artık o bölgenin kılsız olamsı insan sağlığı açısından hiç bir zararı bulunmamaktadır. Lazer Epilasyon uygulamasının hemen arkasından özellikle hassas bölgelerde hafif bir kızarıklık gözlemlenebilir. Hasta bu bakımdan endişe duymamalıdır. Kızarıklığı alıcı kremlerle 1 saat içerisinde bu kızarıklık kendiliğinden kalkmaktadır. Bunun dışında lazer epilasyonun hiç ciddi bilinen bir yan etkisi yoktur.

Lazer Epilasyon Vücudun Hangi Bilgelerine Yapılabilir?
Lazer  epilasyon vücudun her bölgesine uygulanabilir. Yanlızca göz kapağına yapılmaz. Bunun dışında kulak kepçesi burun içi genital bölge gibi aklımıza gelebilecek kişinin istemediği tüylerin olduğu her bölgeye uygulanabilir. Burada önemli olan bölge değil kıl yapısı ve cilt tipidir. Kılların ne kadar kalın, sert ve siyahsa cilt ne kadar açıksa, bronz değilse başarı o kadar iyi olacaktır.Önemli olan bölge değildir. Cilt tipi ve kıl yapısıdır. Genital bölge bu bölgelerin biraz daha hassas bir bölgedir. Derinin de ince olması nedeniyle biraz daha dikkatli çalışmak gerekir. Yine bu bölgede renk biraz daha koyudur. Dolaysıyla burada dijital spektrofotometre ile ölçüm yapıp daha sağlıklı bir değerlendirme ile uygun hasta seçimi önemlidir.

Lazer Epilasyonda Başarı Kessin midir?
Hiç bir tıbbi işlemde kessin başarı sonucu vermek doğru değildir. Lazer epilasyon içinde bu geçerlidir. Elbette klinik deneyim ve uygun hasta seçimiyle lazer epilasyon çok başarılıdır. Burada başarıdan ne anladığımız önemlidir. Lazer epilasyon sonunda bu bölgede hiçbir zaman avuç içi ayak tabanı gibi hiç bir tüy çıkışının bulunmadığı bir bölge olmayacaktır.Tek tük ince tüyler kalacaktır ama bu gerçekten göz ardı edilecek kadar azdır. Başarı denin bu anlaşılmaktadır. Dolaysıyla lazer epilasyon sonrasında uygulanan seansların bitiminde hastayı tatmin edecek kadar başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Kessin rakamlar vermek seanslar açısından çokta doğru değildir. Ama ortalama rakamlar vermek gerekirse vücut bölgeleri için 4-6 seans sonrasında yüz bölgesinde 6-10 seans sonunda başarı elde edilmektedir. Bu kişiden kişiye kıl yapısına, kıl sayısına göre elbette değişecektir ama ortalama olarak hastanın beklentisi bu seanslar sonunda olmalıdır ve her seansta bir miktar kıl azalması gerçekleşecektir. Her seans için yaklaşık %20 kadar kıl azalması için  geçerlidir. Eğer hasta bunu gözlemleyebiliyorsa özellikle de 2 ve 3'üncü seanslardan sonra bariz bir şekilde azalma hissedecektir.Lazer epilasyon başarılı gidiyor demektir.

Lazer Epilasyon Acı Veren Bir Uygulamam mı?

Lazer epilasyon çok fazla acı veren uygulama değildir. Elbet acı kişiden kişiye değişen bir histir. Ama tarif etmek gerekirse milisaniyelik atışlar yapılmaktadır. Her atışta sanki fiske atılıyormuş veya paket lastiği cilde çarpıyormuş gibi bir his duygusu oluşturmaktadır.Hassas bölgelerde belki biraz daha acılı olabilir buda genital bölgeden bahsedilmektedir. Bu bölgeler için  ağrı eşiği çok düşük olan ağrıyı çok fazla hisseden hastalar da ağrıyı azaltan bazı kremler öncesinde uygulanarak daha konforlu bir epilasyon yapmak mümkün olabilir. Ancak genel olarak özellikle ağda, iğneli gibi yöntemlerle kıyaslandığında lazer epilasyonun acılı olduğunu söyleyemeyiz. Uygulama sonrasında bölgeye göre değişen ve her zaman olmayan hafif bir kızarıklık olabilir. Buda uygulanan antienflamatuar denilen kızarıklığı alan kremlerle kısa sürede geçmektedir. Uygulama sonrasında herhangi bir ağrı olması söz konusu değildir
lazer epilasyon fiyatları, lazer epilasyon zararları, lazer epilasyon yorumları, lazer epilasyon kadınlar kulübü, lazer epilasyon nasıl yapılır, lazer epilasyon cihazları, lazer epilasyon çeşitleri, lazer epilasyon ekşi

Domuz Gribi Nedir,Domuz Gribi Nasıl Bulaşır?

Domuz Gribi Nedir?

Domuz Gribi Pandemik İnfluenza H1N1 olarak adlandırılan virüsün neden olduğu hastalıktır. Hasta domuz gribi adını artık kullanmamaktadır, Meksikada domuzlardan bulaştığı düşüncesiyle bu ad verilmiştir. Oysa İnfluenza H1N1 ismi kullanılmaktadır.
Gripte Görülen Belirtiler veya bulgular normal gripteki gibi ateş,kas ağrısı,boğaz ağrısı,öksürük gibi belirti ve bulgular aynen Domuz Gribinde veya H1N1 virüsünde de görülmektedir.
Domuz Gribi'ne karşı bağışıklık kişiden kişiye göre değişebilir. Bunun dışında yeni bir virüs olduğu için toplum aslında ilk çıktığında bağışık değilidir.Yani doğal olarak bu gribe karşı korunmaz. Ancak 1957 grip salgınını Pandemisini yaşamış olan kişiler yani 65 yaş ve üzeri kimselerin %35'inin bu hastalığa karşı korunduğu ileri sürülmektedir.

Domuz Gribi Nasıl Bulaşır?

Domuz Gribi domuzlardan bulaşmaz. İlk çıkış itibariyle domuz çiftliğinde saptanmış olduğu için ismi domuz gribi olarak kalmıştır. Domuzlar , kuşlar ve insanlar arasında dolaştığından dolayı virüsün üzerinde kuşlardan, insanlardan ve domuzlardan parçacıklar vardır. Domuzlardan direk bulaşmaz. Hatta direk hayvanlardan bulaştığı görülmemiştir. Sadece insanlar arasında bulaşır. İnsandan insana bulaşır.İnsandan insana bulaşırken solunum yoluyla bulaş esastır. Burada insanların öksürürken, hapşururken, konuşken ağızlarından, burunlarından çıkarttıkları küçük damlacıklar esas bulaş nedenidir. Ayrıyetten çok yakın  mesafede hava akımıyla da bulaş söz konusu olabilir. Bir metreden daha az mesafelerde bulaş söz konusudur. Bu açıdan insanların korunma nedenlerinden bu tür bilginin büyük önemi vardır. Bir metreden daha yakın isek hasta olma riski daha çoktur. Esas yolu insan konuşurken öksürürken, hapşururken, konuşken ağızlarından, burunlarından çıkarttıkları küçük damlacıkların bulaşması şeklinde olur. Ancak bu damlacıklar sert yüzeylere, cansız yüzeylere de düşebilir. Ve buralara temas eden kimseler ellerini daha sonra ağızlarına götürdüklerinde veya burunlarına götürdüklerinde ve yine bulaş söz konusu olabilir. Esas kaynak insandır. Hayvanlardan bulaşması söz konusu değildir. Cansız yüzeylere temas eden ellerini yıkamayan insanlarda enfeksiyonu yine dolaylı yollardan alması büyük ihtimalle söz konusudur.

Domuz Gribini Normal Gripten Nasıl Ayırt Edebiliriz?
Kişisel gribi ile mevsimsel grip genel özelikleri itibari ile birbirinde ayırt edilemez. Her ikisinde de yüksek ateş halsizlik. boğaz ağrısı . öksürük daha nadiren. olmak üzere bulantı. kusma ve ishal görülebilir. bu açıdan domuz gribi ile mevsimsel gribin özellikleri bir birine benzerdir, Ancak domuz gribi daha çok gen kesimlerde saptanmaktadır hatta genç kesimlerde daha öldürücü olabilmektedir. Diğer yandan mevsimsel grip ise daha yaşlılarda daha sık görülmekte.  ve 65 yaş üzerinde öldürücü olmaktadır. Domuz Gribi mevsimsel gribe göre biraz daha ağır seyretti bildirilmektedir.
Bazı kaynaklara göre toplam tahmin edilen domuz gribi vakası binde biri öldürücüdür. Genel olarak dünyada verilen rakamlarda ise bu oran %1 gibi gözükmektedir. Mevsimsel gripte de aynı sorun söz konusudur. Her ikisinde de ölüm oranları bir birine yakındır. Her iksi de hafif seyirli olarak bilinmektedir. Ancak belli kesimlerde risk gruplarında öldürücü olabilmektedir. Domuz gribi özellikle gençlerde, obezitesi olanlarda, gebelerde öldürücü seyredebilmektedir.

Domuz Gribi Öldürücü müdür?
Domuz Gribinin öldürücülük oranı oldukça düşüktür.sağlıklı kimselerde ölüm oranı on binde bir kadardır.Kronik hastalığı olan kimseler de ölüm oranı binde bir gibi yer alır. Bu açıdan bakıldığında kuş gribine göre öldürücülük oranı çok  daha azdır. Kuş gribinde ise öldürücülük oranı %50-60 gibi yüksek düzeydedir. Domuz gribindeki öldürücülük oranı mevsimsel grip ile karşılaştırılabilir. Ve mevsimsel grip ile karşılaştırıldığında hemen hemen yakın öldürücülük oranı söz konusudur. Yani özellikle kronik hastalığı olan kimseler daha dikkatli olması gerekir.

Migren Nedir Nasıl Oluşur?

Migren Nedir Nasıl Oluşur

Migren aşama aşama oluşur bunlrdan birisi prodrum dediğimiz bir dönem migrenin başlıyacağını ağrının başlıyacağını hissettiren bir takım durumlarda olabilir kişi halsizlik hissedebilir keyifsizlik sinirli olabilir kafasının içinde donukluk hali gelişiyor olabilir söliyeceği şeyi toparlamakta zorlanabilir onun arkasında eğer ağrolü bir migrense gözünün önünde ışıklar kümeler bulanık görme yani bir skotom dediğimiz durum şeklinde bir dönem yaşar bununla beraber veya bu avra dönemi bittikten sonra başliyan bir baş ağrısı söz konusudur bu baş ağrısıda önce yavaş yavaş başlargiderek artar sonra bir tepe noktası oluşturur sonrada yavaş yavş azalarak kaybolur bu saatlerce bazende günlerce sürebilir bir avra söz konusuysa o zaman maksımum birsaatte kadar devam edebilir bir saaten uzun sürürse o zaman bu bir avra dışı sebebtır eğer ağrı başladıysa o da en az bir 4 saat kadar devam eder ve daha sonrsıda 3 güne kadar surebilir genellikle zonklayıcı türdedir ve tek taraflı genelde göz çevresınde enseden ağrının hissedildiği bilinir ancak diş ağrısı gibi göz ağrısı gibi kulak ağrısı gibi başlıyan hastasıda vardır mesela kolda bacakta ağrı uyuşma gibi migren hastaların da görülür bunlarda bazen hafif bazen daha şidetli bulantılar eşlik eder bu bulantı bazen o kadar fazla olurki hasta kusma isteği duyar kusmak istediği halde kusamaz kustuğu halde çok büyük bir rahatlama hisseder migren hastalarını ışık ve görültüden uzak durması gerekmektedır...